Eğer henüz Tess Gerritsen adını duymamış ve kelimelerinin büyüsüne
kapılmadıysanız hemen yazıyı okumayı bırakın. Gidip bir kitabını alın. Tavsiyem
Rizzoli &Isles serisinin ilk kitabı olan Cerrah ile başlamanız.
Yazının bundan sonrası en azından Rizzoli & Isles serisini bilen ya da
dizisini izleyenler için. Bu maratonda seriden tamamen ayrı olan kitapları
yorumlayacağım. Şimdiye kadar bir yazımı okuduysanız bu kitabın konusundan çok
kitabın size ne kazandırıp kazandırmadığı hakkında olacağını biliyorsunuzdur.
*Aşk Ölümden Uyanıştır ile başlayalım o zaman. Keeper of the Bride’ı
böylesine çevirmelerine yine göz kırpıp geçelim. Sam Navarro ve Nina’nın ölüm
tehlikesinde aşkı bulmalarını ve hayatta kalma savaşlarını anlatıyor. Aslında
bu kitapta hayatta kalmanın sadece bombalarla ya da kurşunlarla alakalı
olmadığını hissediyorsunuz. Hayatını yoluna sokmak ya da yolunda olduğunu
sanmak farklı şeyler, ve sevgili yazarımız ustaca kalemini konuşturmuş yine.
Kitabı okurken gerildim mi? Aslında bakarsanız, evet. Her an Nina’nın bir
şekilde öleceğini bekleyip durdum. Zaten bir yıkıntı halinde yaşayan Dedektif
Navarrov’un da daha beter bir halde çöküşünü göreceğimi düşündüm. Belki de ben
karamsarımdır, kim bilir. Kötü karakterimiz bombacıya duyduğum sempatiyi
demeden geçemeyeceğim. Öyle bir yazar düşünün ki kötü karakteri bile anlamanıza
neden oluyor. Tess Gerritsen’i Tess Gerritsen yapan da tam olarak bu.
*Diğer kitabımıza geçelim mi? Türkçe de adı Ruhundaki Zehirle Yüzleş. Asıl
adı ise Girl Missing (Evet, yine göz kırpıyoruz.) Burada asıl karakterimiz Adli
Tıp Uzmanı Kat. Tess Gerritsen’in farklı karakterlere olan dokunuşuna hayran
kaldığımı belirtmem gerek. Her birini kendi dünyalarında öyle güzel işliyor ki
hayran kalmamak elde değil. Gelelim kitabın genel olarak neden beklentilerimi
karşılayamadığına; birincisi dediğim gibi bir Tess Gerritsen kitabı okurken
beklentim çok yüksek oluyor. İkincisi olay kurgusu gerçekten zekice işlenmiş
olsa da beni tatmin edemedi.
Ne yazık ki bu kitabı okurken bir beklenti içine giremedim. Kat’in gerçek
bir tehlike içinde olduğunu hissedemedim. Kat’in küçük ayrıntıları yakalaması
ve bununla insanların (Özellikle de Bay Q’nun) üzerine gitmesi hoşuma gitti. Yine
de sonunda olayların çözüme ulaşması düşündüğüm gibi olmadı. İşte kitabın bu
kısmında size alın ve okuyun diyebilirim.
*Diğer ikisinin olduğu gibi Martı yayınlarının çıkardığı bir diğer kitabı
ise Bıçak Sırtı. Kitabın arka kapağında “Hangisi daha korkunç? Sevdiğiniz birini
mi kaybetmek, yoksa uğruna her şeyden vazgeçmeye hazır olduğunuz hayallerinizi
mi?” yazıyor. Tüm kitap boyunca bu soruyu düşünüp durdum. Genç doktorumuz Kate’in
de başı bu soruyla belada. Sevdiği birinin ölümünden sorumlu tutulduğu bir
dönemde, üstelik işini de kaybedebilir. Bu sefer kitabın ortalarında Kate
katilimizi gördüğünü söylüyor. Şaşırtıcı değil mi? Nerede o son dakika bombası?
Sabırlı olun, henüz kitabı bitirmedik.
Bu sefer daha gerilimli bir roman sizi bekliyor. Son dakikaya kadar “Hayır,
hayır, onu yapma.”diyerek okuyacaksınız. Evet, bir dizi izler gibi kendinizi
kaptırmanız söz konusu. Rizzoli & Isles’a daha yakın bir anlatım bulduğum
bu kitabı mutlaka okumalısınız.
*Ve maalesef hakkında sadece birkaç satır karalayabileceğim bir diğer kitap;
Gece Nöbeti. Her nedense bu kitaba bir türlü başlayıp sonunu getiremiyorum.
Üstelik sorun ne Tess Gerritsen’in harika anlatımında ne de çevirilerini çok
sevdiğim Selim Yeniçeri’nin çevirisinde. Çeviri yapmak bir kitap yazmaktan daha
zordur. Ve Selim Yeniçeri’nin bunu gerçekte başardığını, yazarın dünyasına
olabildiğince az müdahalede bulunduğunu bir okuyucusu olarak söylemek
zorundayım. Ne kitapları sırf çevirisinden dolayı rafa kaldırdığımı biliyorum.
Ama Gece Nöbeti böyle bir kitap değil. Sadece kitabı okumak için doğru anı
yakalayamadım. Ama en kısa sürede bu kitaba da bir şans vereceğim.
Ve siz, Rizzoli & Isles serisini okumayanlar, eğer bu kitaplardan
birinin bile konusu hoşunuza gittiyse lütfen kendinizi Tess Gerritsen’in
dünyasına adım atarken bulun. Tess Gerritsen’i okumak asla bir zaman kaybı
olmaz.
Bana güvenin ve kendinizi Tess Gerritsen’e bırakın.

0 yorum:
Yorum Gönder